Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/25630 E. 2026/5339 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3120 E., 2023/716 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıkların temyiz istemlerinin "mahkûmiyete yetecek somut delil bulunmadığına"; katılan vekilinin temyiz isteminin ise "sanıklara teşdiden ceza verilmesi gerektiğine ve takdiri indirim yapılmaması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında Çaycuma Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2019 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davasının açıldığı, Çaycuma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/286 Esas, 2022/76 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında müdafii atanmadan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, ve 142/5. maddeleri uyarınca ek savunma hakkı verildiği ve sonrasında da aynı Kanun'un 142/1-a, 142/5 ve 143. maddeleri uyarınca hükümler kurulduğu anlaşılmakla, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a, 142/5. ve 142/3. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezası olduğu dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek, aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Çaycuma 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§