Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/25464 E. 2026/5025 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/835 E., 2022/3008 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

I- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

Sanıkların iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkûmiyetlerine dair ilk derece mahkemesi kararlarının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/835 Esas, 2022/3008 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği, eksik inceleme yapıldığı, gerekçenin yetersiz olduğu, zararın miktarı konusunda belirsizlikler olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın, katılanın iş yerinin kapısını, daha önceden yaptırdığı anahtar yardımı ile açarak girerek hırsızlık yapması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h kapsamında kalan suç ile birlikte aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d kapsamında hırsızlık suçunu da teşkil ettiği, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h maddelerine göre cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,

III- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, kararın atılı suçun öngörülen cezası dikkate alınmadan, sanığın esas hakkında savunma yapmak üzere hükmün açıklanacağı duruşmada hazır bulundurulması sağlanmadan verildiği, sanığın ikinci kez söz konusu depoya girmediği, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; sanık ...’nın, suçun işlendiği tarihte oto kiralama işini icra eden sanığı, iş yeri sahibi olduğunu iddia ederek yanılttığı, iş yeri anahtarlarına sahip olduğunu görünce, ona güvenerek iş yerine girdiği, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın, katılanın iş yerinin kapısını, daha önceden yaptırdığı anahtar yardımı ile açarak girerek hırsızlık yapması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h kapsamında kalan suç ile birlikte aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d kapsamında hırsızlık suçunu da teşkil ettiği, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h maddelerine göre cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanıklar hakkındaki hüküm fıkralarındaki tekerrür hükümlerinin uygulandığı kısımdan "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle koşullu salıvermeden faydalandırılmamasına" ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarındaki tekerrür hükümlerinin uygulandığı kısımdan "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle koşullu salıvermeden faydalandırılmamasına" ibareleri çıkarılarak yerlerine "04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına," cümlesinin yazılması suretiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca

Selçuk Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§