Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/25151 E. 2026/5258 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/766 E., 2023/1191 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suç kastının bulunmadığına, suç olduğu düşünülse dahi, eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ve bu şekilde suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin "sanığın en üst sınırdan indirim yapılmaksızın cezalandırılması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık ...'in katılana ait çalınan eşyaların bir kısmını soruşturma aşamasında iade ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli bozma kararından sonra geriye kalan zararın 20.000,00 TL'lik kısmını 15.11.2022 tarihli duruşmada, geriye kalan 7.000,00 TL'lik kısmını ise 23.02.2023 tarihli karar duruşmasında giderdiği, sonuç olarak katılanın bütün zararının kovuşturma aşamasında karar duruşmasında giderildiği, katılanın bozma sonrası 20.000,00 TL'lik zararın giderilmesinden sonra kısmî iadeye rızasının olmadığını belirtmesi karşısında, etkin pişmanlığın kovuşturma aşamasında gerçekleştiğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§