Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/24732 E. 2026/241 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3787 E., 2023/2473 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''olay sonrasında bir kargaşanın olduğunu, bundan dolayı araçtan 3-4 metre mesafede bulunan parayı sanığın kaybolmasını engellemek ve sahibine teslim etmek amacıyla aldığına, tanık beyanının bu hususu doğruladığına, şüpheden sanık yarlanır ilkesi gereğince sanığının amacının zor durumda kalan bir kişinin parasını almaktan ziyade sahibi belli olmayan bir parayı alarak muhafaza etmek amacını taşıdığının kabul edilmesi gerektiğine, aksi düşünülse bile sanığın eyleminin TCK'nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerine tasarruf suçunu oluşturabileceğine, bu suçun da uzlaşma kapsamında olup uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın suç kastı taşımadığına, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, sadece niyet okuyuculuğu ve tahmini beyanlarla sanığa ceza verilmesinin ceza hukukunun genel ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve dosya gerçekleri ile örtüşmediğine, sanık hakkında verilen kararın bozularak atılı suçlardan beraatine karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın tekerrüre esas alınan Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/521 Karar ilâmında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§