"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2801 E., 2023/77 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 25.02.2018
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/2801 Esas, 2023/77 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2018/191 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 3 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin katılanın aracından hırsızlık yaptığına dair kamera kaydı, tanık beyanı, parmak izi vb. hiçbir delil bulunmadığına, kolluk güçlerinin müvekkilini metruk bir binaya girerken gördüğüne, durumundan şüphelenerek takibe aldıklarına, girdiği metruk binada katılanın eşyalarını ve bir adet tornavida bulduklarına, bunun üzerine müvekkili hakkında hırsızlık suçundan tahkikat başlatıldığına, soruşturmanın ve kovuşturmanın bu tahkikat dosyası üzerinden yürütüldüğüne, mahkûmiyet hükmünün de bu tahkikat dosyası üzerinden kurulduğuna, halbuki müvekkilinin metruk binaya girerken elinde herhangi bir eşya görülmediğine, tornavidanın da müvekkilinin üzerinde değil yerde bulunduğuna, tutanak mümzisinin beyanının da bu şekilde olduğuna, müvekkilinin yakalandığı andan itibaren metruk binaya uyuşturucu madde kullanmak için girdiğini beyan ettiğine, bunun da aksinin ispat olunamadığına, müvekkilinin katılanın aracından hırsızlık yaptığına dair her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı kesin deliller bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.