Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/23184 E. 2026/8485 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1766 E., 2022/3212 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

I) Sanıklar ..., ..., ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçları ve sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1766 Esas, 2022/3212 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafîinin temyiz isteminin, sanık ile şikâyetçi arasında hukuki ilişki olduğuna dair iddianın araştırılmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, malın değerinin azlığı sebebiyle indirim uygulanması gerektiğine, şikâyetçinin haksız kazanç sağlama peşinde olduğuna, sanık ... müdafîinin temyiz isteminin ise, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, şikâyetçinin kovuşturmada dinlenilmemesi sebebiyle yargılamanın eksik yürütüldüğüne, sanıkların kolluktaki beyanlarının baskı altında alındığına ve hükme esas alınamayacağına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, sanığın suça iştirak ettiğine dair somut delil bulunmadığına, şikâyetçinin suça konu para miktarına yönelik beyanının gerçek dışı olduğuna, TCK'nın 1 44... . maddelerinin uygulanma şartlarının oluştuğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklar müdafilerinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

13.12.2018 tarihli tutanak içeriğine göre sanık ...'ın yakalama sonrası suça konu bir takım takıların bulunduğu malzemelerin yerini göstererek şikâyetçiye teslimini sağladığının anlaşılması karşısında, şikâyetçiden kısmî iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmeyeceği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§