Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/22948 E. 2026/157 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1007 E., 2023/79 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 295/1. maddesi uyarınca “Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.” hükmünün bulunduğu, sanık müdafiinin 17.01.2023 tarihinde yüzüne karşı verilen hükme karşı temyiz süre tutum dilekçesi sunduğu, bu dilekçesinde temyiz sebebini bildirmediği, gerekçeli karar tebliğ edildiğinde temyiz nedenlerini ayrı bir dilekçe ile sunacaklarını belirttiği, gerekçeli kararın 25.02.2023 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, ancak tebligatta ve gerekçeli kararda "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratın bulunmaması nedeniyle, sanık müdafiinin 08.03.2023 tarihli gerekçeli ek dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlal edildiğine, temyize konu kararın hatalı tespitlere dayandığına, yeterli araştırma yapılmayıp delil toplanmadığına, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, eksik inceleme yapıldığına, etkin pişmanlık hükümleri gereğince indirim yapılmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Katılanın banka hesabından iki farklı zaman diliminde sanığın hesabına havale yapıldığı, bunlardan ilkinin saat 09.02 ikincisinin ise saat 09.44'te gerçekleştiği olayda; eylem zincirleme olarak meydana geldiği hâlde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kdz. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§