"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3994 E., 2023/492 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
SUÇLARIN TARİHİ : 27.02.2022
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tüm dosya kapsamına göre sanığın, şikâyetçiye ait iş yerinden 199 paket sigara ile yaklaşık 100,00 TL para çaldığı, yanındaki poşet içerisindeki sigaraları farklı bir ilçede satmaya çalıştığı esnada kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulduğu ve yapılan araştırma sonucunda bahsi geçen sigaraların şikâyetçiye ait işyerinden çalındığının belirlenmesi üzerine şikâyetçiye soruşturma aşamasında eksiksiz olarak teslim edildiği somut olayda; sanığın Cumhuriyet savcısı huzurunda ve sorgu sırasında şikâyetçinin zararını karşılamak istediğini ifade etmesine karşın makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanmadan hakkında dava açıldığı, 06.04.2022 tarihli duruşmada da kalan zararı karşılamayı talep ettiği, aynı duruşmada dinlenen şikâyetçinin çalınan sigaraların kendisine teslim edildiğini, çalınan paranın ise ödenmesini talep etmediğini ve kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle şikâyetçinin kalan zararının giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapılması hâlinde 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için Niksar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.