"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ASIL KARAR TARİHİ : 29.12.2022
EK KARAR TARİHİ : 03.02.2023
SAYISI : 2022/387 E., 2022/3298 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 14.11.2020
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ek karar onama
Sanık duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I) Sanık müdafiinin, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden temyiz isteminin reddine dair 03.02.2023 tarihli ek karara ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2022/387 Esas, 2022/3298 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II) Sanık ve müdafiinin, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, hakkında düzenlenen bilirkişi raporunun çelişkiler içerdiğine, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğine ve yasal koşulları oluşmadığı halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığına; sanık müdafiinin temyiz isteminin, her türlü şüpheden uzak kesin kanaat bildirmeyen bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğine, sanığın suçlamayı kabul etmediği gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiğine, somut olayda değer azlığı hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören şikâyetçi ...'ın 22.09.2021 tarihli duruşmada davaya katılma talebinde bulunduğu, ancak mahkemece katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca şikâyetçi ...'ın davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydına göre, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2011 tarihli ve 2010/115 Esas, 2011/422 Karar sayılı kararına konu yağma suçundan verilmiş 3 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/208 Karar sayılı ilâmına konu resmi belgede sahtecilik suçundan verilmiş 1 yıl 8 ay hapis cezasına dair ilâmın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2011 tarihli ve 2010/115 Esas, 2011/422 Karar sayılı kararına konu yağma suçundan verilmiş 3 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 307/son. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/208 Karar sayılı ilâmında yer alan 1 yıl 8 ay hapis cezasına göre belirlenmesine," ibaresi eklenmek suretiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.