Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/22284 E. 2026/5718 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3196 E., 2021/1963 K.

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Milli Eğitim Baka

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ek kararın onanması, bozma

I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2019/3196 Esas, 2021/1963 Karar sayılı kararının suçtan zarar gören kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" ile aynı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca, "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeler ile yine incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan ek karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 16.11.2021 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a ve 286/2-d maddesi uyarınca, temyiz incelemesine tabi olmadığından incelemeye konu suçlara ilişkin temyiz isteminin reddine dair 16.11.2021 tarihli ve 2019/3196 Esas, 2021/1963 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

III) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, olayı samimi bir şekilde anlattığına, zararın ailesi tarafından giderilmesine rağmen cezalandırıldığına yönelik olduğu, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin ise, kurumun davaya katılımı sağlanmadan karar verildiğine, vekâlet ücretine hükmedilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 2 33... . maddelerine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suçtan zarar gören kurum vekilininin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§