"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/4008 E., 2022/2325 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin “zarar için makul süre verilmediğine, geçitli suç olduğuna, iki kere ceza verilemeyeceğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre; ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2019/971 Esas, 2020/757 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2020/1840 Esas, 2021/1099 Karar sayılı kararı ile; ''1-) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, müşteki Adem ve katılan ...'ye yönelik iki ayrı eylem anlatılmasına rağmen, sevk maddelerinin bir kez uygulanmasının talep edildiği, bu durumda Mahkemece sanığa sevk maddelerinin ayrı ayrı iki kez uygulanması yönünde ek savunma hakkı verilmesi gerekirken, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan müşteki ve katılana yönelik eylemler yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması,
2-) Olay günü güneşin doğuş saatinin 6:12 olması nedeniyle her iki eylemin de gece vakti işlendiğinin anlaşılmasına ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükümlerde eylemin gece vakti işlendiği kabul edilerek sanık hakkında TCK'nın 116/4. maddesinin uygulandığının anlaşılmasına rağmen, hırsızlık suçundan verilen hükümlerde TCK'nın 143. maddesi uygulanmayarak sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
3-) Dosya kapsamındaki kamera kayıtları inceleme tutanağı ve sanığın savunmaları karşısında, katılan ...'ye yönelik eylemin birden fazla kişi tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında katılan ...'ye yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan verilen hükümde TCK' nın 119/1-c maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
4-) İnceleme için sanıklardan alınan ve Adli emanetin 2019/5391 sırasında kayıtlı ayakkabıların sanıklara iadesine, yine Adli emanetin 2019/5391 sırasında kayıtlı bir adet CD ile 2019/5748 sırasında kayıtlı lipton ibareli yırtık kutunun ise dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi yerine, sanığa TCK'nın 54. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan müsaderesine karar verilmesi,
5-) Sanık ...'in gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna karar verilmeyerek TCK' nın 63. maddesine muhalefet edilmesi,
6-) Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
7-) Sanığın ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/1527 Değişik İş sayılı ilamı ile 30.10.2017 tarihinde şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye/infaz tarihinin 11.03.2022 olduğu, incelemeye konu dosyada suç tarihi 15.03.2019 olup, sanık hakkında ilgili ilamat dosyasına ve mahkemesine 5275 sayılı CGTİHK'un 107/12. maddesi uyarınca şartla tahliyenin geri alınması konusunda ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
8-) Sanığın, TCK' nın 116/4. maddesi gereğince cezalandırılan eyleminin, işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçunu oluşturmasına ve mahkemenin kabulünün de bu yönde olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında suç adının "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" olarak yazılması,” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği 1 No.lu bozma nedeninin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…Bölge Adliye Mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2020/1840 Esas, 2021/1099 Karar sayılı ile bozma üzerine verilen ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/990 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.