Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/21386 E. 2026/261 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1741 E., 2022/2781 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "kendisine müdafii atanması gerektiğine, aracın kilit sisteminin bozuk olduğuna, bu sebeple eylemin TCK'nın 142/2-f maddesine uymadığına, yanında başkasının da bulunduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Kargo firması çalışanı olan şikâyetçinin dağıtım esnasında park etmiş olduğu kapılarının kilitli olduğu yolunda bir anlatımda olmayan aracın içerisinden kargo eşyalarının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-c maddesine ilişkin madde gerekçesinde yer alan "...kargo ile nakledilen veya araçtan indirilen, yahut yüklenmek üzere hazırlanan eşya da bu kapsama alınmıştır..." şeklindeki gerekçesine istinaden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nnın 142/1-c kapsamında kaldığı gözetilmeden, sanığın yüzünü tanınmamak için kapattığına dair bir bilginin dosyada bulunmaması, yağmurlu havada kapüşon takmasının yüzüne kapatmak için ayrıca bir tedbir aldığı anlamında sayılamayacağından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-c maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden aynı Kanun'un 142/2-f maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için Çorlu 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§