"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3720 E., 2022/5164 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın cezalandırılmasını gerektirecek şüpheden uzak kesin inandırıcı bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın cezalandırılmasını gerektirecek şüpheden uzak kesin inandırıcı bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesi uyarınca hükmolunan cezadan artırım yapılırken sırasıyla aynı Kanun'un 143. ve 142/5. maddelerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış, sanık ...'ın adlî sicil kaydında yer alan Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli ve 2012/433 Esas, 2013/596 Karar nolu 08.11.2013 tarihinde kesinleşen ilâmına konu dolandırıcılık suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında, tekerrüre esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a. maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılırken hapis cezasının 4 yıl 15 ay yerine, 5 yıl 3 ay hapis cezasına, devamında aynı Kanun'un 143. maddesi gereğince artırım yapılırken 6 yıl 22... gün yerine 7 yıl 10... gün hapis cezasına ve 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç ceza olarak 5 yıl 18... gün yerine 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2. 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasından " ayrıca bu suçtan almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin TCK'nın 58... sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkında "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a. maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 4 yıl 15 ay hapis cezası, bu cezadan aynı Kanun'un 142/5.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 6 yıl 22... gün hapis cezası ve sonuç ceza olarak aynı Kanun'un 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların 5 yıl 18... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına" karar verilmesi ve sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkralarından " ayrıca bu suçtan almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin TCK'nın 58... sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına" cümlesinin çıkarılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.