"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2873 E., 2022/3161 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, “sanığın eylemlerinin gece vakti konuttan hırsızlık suçunu oluşturmayacağına zira suça konu yerin herkesin girip çıktığı bir yer olduğuna, zararın bulunmadığına” sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise “eylemin TCK’nın 142/2-h kapsamına girmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, CMK’nın 231. maddesi hükmünün tartışılmadığına ve eksik inceleme sonucu karar verildiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/544 Esas, 2021/493 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/2674 Esas, 2021/3201 Karar sayılı kararı ile “Dosya içerisinde bulunun 29/10/2020 tarihli CD inceleme, araştırma, tespit, yakalama, takdiri kıymet ve teslim tutanağının inceleme dışı müştekisi ... olan mavi renkli Tofaş marka aracın çalınması olayına ilişkin görüntü kayıtlarını içerdiği, aynı tutanağın devamında bahsedilen "olay üzerine yakalanan sanıklar ... ve ...'e müştekinin ikamet ettiği, .... Mahallesi ..... Sokak No:... sayılı ikametten alınan kamera görüntülerindeki şahıslar olup olmadıkları ve bahsi geçen çay ocağını çalıp çalmadıklarının sorulduğu" devamında "sanıkların bahsi geçen olayı kabul ettiklerinin" tutanağa bağlandığının yazılı olduğu, ancak sanıklara izletildiği tutanakta bahsedilen ve inceleme konusu olaya ait olay yerini gösterir kamera görüntülerine ilişkin bir inceleme tutanağının olmadığı ve dosya içerisinde bahsi geçen görüntü kayıtlarına ilişkin CD'nin bulunmadığının anlaşılması karşısında bahse konu görüntü kayıtlarını içerir CD'nin akıbeti araştırılıp temin edilerek incelendikten sonra sanıkların hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, yine; müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında, olay tarihinde ikamet ettiği apartmanın müşterek olarak kullanılan bodrum katından kendisine ait Meşale marka üç gözlü çay ocağının çalındığını ifade etmesi karşısında, dosya kapsamından eylemin meydana geldiği yerin özelliklerinin belirlenemediği, olay yerinin krokisinin de olmadığı anlaşılmakla; eylemin bina veya eklentisi içerisinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı, Meşala marka üç gözlü çay ocağının bulunduğu yerin eklenti konumunda olup olmadığının tespiti için olay yerinde keşif yapılarak olayın meydana geldiği yerin konumunun açıklığa kavuşturulması, bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanıkların hukuki durumunun sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmediğinden” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/2674 Esas, 2021/3201 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/2 Esas, 2022/579 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.