Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/19441 E. 2026/5076 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/277 E., 2022/2203 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf istemleri üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle;

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, "katılanın telefonunun çalınması sonrasında telefona takılan ilk hattın sanığa ait olması, sanığın suç tarihinde Gölbaşı'na geldiğini ikrar etmesi, kendine ait hattın kullanımına ilişkin soruşturma aşamasında önce kendisinin kullandığını beyan etmesi, kovuşturma aşamasında o tarihte telefonunu ve hattını çaldırdığını beyan etmek suretiyle ifadeleri arasında çelişki meydana gelmesi ve telefonunu çaldırdığına ilişkin beyanını ispatlayamaması, bu konuda bir müracaatının bulunmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği sabit olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi isabetli olmadığına'' ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

Katılanın, olay günü Gölbaşı (Adıyaman) ilçesinde bulunan ... isimli öğrenci yurdunda kaldığı esnada saat:08.30 ile saat:09.00 suları arasında kendisine ait cep telefonunun çalındığı, BTK'den talep edilen cihaz hat abonelik bilgilerinin tespitine yönelik talebe verilen cevapta, katılan adına kayıtlı GSM hattının en son 07.08.2015 tarihinde saat 10.56'da, sanık adına kayıtlı GSM hattının ise 07.08.2015 tarihinde saat 14.56'dan itibaren sanık ... tarafından kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, sanığın suç tarihinde Gölbaşı'na geldiğini ikrar etmesi ve kendine ait hattın kullanımına ilişkin soruşturma aşamasında önce kendisinin kullandığını beyan etmesi ve kovuşturma aşamasında o tarihte telefonunu ve hattını çaldırdığını beyan etmek suretiyle ifadeleri arasında çelişki meydana gelmesi ve telefonunu çaldırdığını beyan etmesine rağmen buna dair delil sunamadığının anlaşılması karşısında, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§