"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1607 E., 2022/2635 K.
SUÇLAR : Hırsızlık , suç uydurma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
I- Suç uydurma suçundan verilen 16.11.2022 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/1607 Esas, 2022/2635 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında suç uydurma suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemelerinin temyizi mümkün olmaması karşısında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/1607 Esas, 2022/2635 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğine, sanığın, katılan tarafından 5 yıl boyunca sigortasız ve son bir yıl da kaçak işçi olarak çalıştırarak bu suçun işlenmesine sebebiyet verdiğine, sanığın içine düştüğü zor durum nedeniyle atılı suçu işlemek zorunda kaldığına, sabıkasız olan ve 6 yıl boyunca işlemediği bir suçu bir anda işlemeye karar vermek zorunda bırakılan sanığa haksızlık edildiğine, cezanın artırılmasının ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuki bir gerekçesinin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.