Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/19022 E. 2026/609 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/824 E., 2017/796 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanığın temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.05.2017 tarih ve 2017/824 Esas, 2017/796 Karar sayılı kararının, sanığa hiç tebliğ edilmeden kesinleştirildiği anlaşıldığından sanığın 29.05.2018 tarihli ve ''mağdurun şikâyetçi olmamasına rağmen cezanın üst sınırdan tayin edildiğine, eylemin gece vakti işlenmediğine, etkin pişmanlık ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına'' şeklindeki dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiği , usulsüz kesinleştirilen 16.05.2017 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra verilen, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.20 18... .05.2022 tarihli ek kararları ile 27.09.2022 tarih ve 2022/795 Esas, 2022/1220 Karar sayılı kararı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarih ve 2022/3643 Esas, 2022/4092 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.05.2017 tarih ve 2017/824 Esas, 2017/796 Karar sayılı kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;

İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin ''mağdurun şikâyetçi olmadığına, cezanın üst sınırdan tayin edildiğine, TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümleri ile takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği , Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§