"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3119 E., 2022/2056 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 06.02.2020
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın eyleminin TCK'nın 141. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, TCK'nın 1 45... . maddelerinin değerlendirilmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmayarak cezanın tamamının infazına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince ise sanığın ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Derik Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2012/181 Esas, 2013/337 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyetinin karar tarihinden sonra uzlaşma kapsamına alınan 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olduğu ve anılan ilâm ile ilgili olarak uzlaştırma prosedürü uygulanıp, uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde sanık hakkındaki infazın birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yapılması hususunun infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olduğunun belirtildiği; UYAP üzerinden yapılan incelemede Derik Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2012/181 Esas, 2013/337 Karar sayılı ilâmı ile ilgili olarak mahkemesince 04.02.2022 tarihinde infazın durdurularak dosyanın uzlaştırma işlemleri için Derik Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesine karar verildiği, fakat uzlaştırma işleminin sonucunun görünmediği; öte yandan, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme uyarınca ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında da cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilebileceğinden, uzlaştırma işleminin sonucuna göre sanığın ikinci kez mükerrirliliğinin devam etmesi halinde cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi mümkün olduğundan, belirtilen bu durumun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.