"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/774 E., 2017/1164 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
SUÇLARIN TARİHİ : 15.03.2014, 05.04.2014
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
I) Sanık ... hakkında hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanığın, UYAP’tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 08.06.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık ... hakkında hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, atılı suçla ilgisinin bulunmadığına, kamera görüntülerinde kendisinin hiçbir eyleminin bulunmadığına, menfaat temin etmediğine, dosyada somut hiçbir delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanığın diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
a) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık eyleminde, hesaptaki paranın havale saatinin 21.19 olması sebebiyle eylemin gece vakti gerçekleştiği ve 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) (a) bendindeki bozma sebebine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-e, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son celsede zorunlu müdafîinin hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün aleyhe sonuç doğurmamak üzere açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.