Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/17907 E. 2026/534 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2464 E., 2022/2880 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2021/2464 Esas, 2022/2880 Karar sayılı kararının barodan atanan ancak sanık ...'a bildirilmeyen zorunlu müdafiiye tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin temyiz yoluna başvurmadığı, sanık ...'un kendisine ise kararın tebliğ edilmediği, Ceza Genel Kurulunun 24.02.20 22... /16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararı göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanık ...'a da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği belirlenmekle, sanığın vekaletnameli müdafiinin öğrenme üzerine 23.01.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin: zorunlu müdafii atandığının sanığa bildirilmediğine, sanığın suç işleme kastı ve bu eylemden elde ettiği menfaati bulunmadığına, yardım eden sıfatı ve etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadığına, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğundan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin: sanığın hırsızlık suçu işlemeye kastı olmadığına, eylem sonucunda hiç bir yarar sağlamadığının açık olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; sanığın uğradığı zarardan kendisini kurtarmak için hareket ettiğine, sanığın kastının hırsızlık olmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, sanıklara müdafii atanmışsa da beyanı sanıklar ... ve ...'in hukukî durumunu etkileme ihtimali bulunan sanık ...'ın zorunlu müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada kısa kararın açıklanarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§