"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/680 E., 2022/1858 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
SUÇLARIN TARİHİ : 08.09.2020
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin '' sanığın hırsızlık kastı bulunmadığına, müştekilerin sanığa 80.000 TL borcu olduğuna, sanığın müştekilerin sürekli kendisini ertelemeleri üzerine borcunu bu şekilde tahsil etmeye çalıştığına, sanık yönünden hırsızlık suçunun oluşmadığına ve sanığın bahse konu işyerinin fiilen ortağı olduğuna, tüm bu olaylar gerçekleşmeden önce işleri birlikte yürüttüklerine, iş yeri resmi kayıtlarda kendi üzerinde gözükmese dahi akraba olduklarından ötürü işyerine daima sermaye sağladığına, sanığın müştekilerin kendisine borçlu olduğunu ve kendisinin de aslında işyerinin fiilen ortağı olduğunu ispatlamak amacıyla 02.11.2021 tarihli dilekçe ile tanıklarının dinlenilmesi talebinde bulunduğuna; fakat bu talebi reddedilerek adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine'' sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''sanığın, duvar işçisi olarak çalıştığına, diğer sanık ve müştekilerle ayrı ayrı iş yapmış olması sebebi ile tanıdığına, aralarındaki akrabalık ilişkisini de bilmekte olduğuna ve beraber iş yaptıklarını düşündüğüne, sanık ... ...'ın iş yerinin kendisine ait olduğunu, kasanın içerisinde evrak olduğunu söylediğine, galeriyi de kolaylıkla açtığına, ofisin ve galeride bulunan araçların anahtarlarının yerini biliyor oluşunun, olay esnasındaki rahat tavırlarının sanığı şüphelendirmediğine, günlük yevmiye usulü iş gördüğünden olay günü kendisinden yardım isteyen diğer sanık ... ... değil müştekilerden biri olsa da yardım edeceğini belirttiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/362 Esas, 2018/695 Karar sayılı ilâmında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre önödeme kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/309 Esas, 2018/668 Karar sayılı ilâmındaki mahkûmiyetinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5. maddesinde düzenlenen suça ilişkin olduğu, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Yasada sanık lehine değişiklikler yapıldığından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.