Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/17291 E. 2026/661 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1678 E. 2022/1913 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

SUÇLARIN TARİHİ : 30.04.2020

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçuna ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde

5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca, "on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,

II)Sanık hakkında hırsızlık suçuna ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin, lehe vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine yönelik olduğu, katılan vekilinin temyiz talebinin, sanığın katılan taşınmazın mülkiyetini edindikten sonra suça konu eşyaları alıp götürdüğünü kabul ettiği, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında verdiği ifadelerindeki büyük çelişkilerin atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, buna rağmen suça konu eşyaları alıp götürdüğünü kabul ettiği, katılanın zararını karşılamayacağını beyan etmesi karşısında sanığın üzerine atılı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden sanığın beraatine karar verilmesinin hatalı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği katılan vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;

1)Sanığın savunmasında adı geçen, katılanın daireleri aldığı iddia olunan ... tanık sıfatıyla mahkemeye getirtilip, suça konu daireleri satın aldığı ve katılana sattığı tarihlerde dairelerin içinde hangi eşyaların bulunduğu, bunların kime ait olduğu hususları sorularak ve Alanya 3. İcra Dairesinin 2010/386 Talimat ve Antalya 6. İcra Dairesinin 2011/30 Esas sayılı takip dosyaları getirtilerek taşınmazların satışında içerisinde bulunan eşyalara ve kime ait olduklarına dair bir bilginin bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

2)Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Alanya 13. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§