Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/16762 E. 2026/250 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

EK KARAR TARİHİ : 25.05.2022

SAYISI : 2022/667 E., 2022/1151 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme

SUÇLARIN TARİHİ : 07.06.2017

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin 25.05.2022 tarihli ek kararın temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede;

I - Mala zarar verme suçundan verilen temyiz istemlerinin reddine dair ek karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/667 Esas, 2022/1151 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

II - Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkili hakkında böyle ağır bir ceza verilirken delil olarak temyiz dışı sanık ...'in suçtan kurtulmaya yönelik husumetli beyanı ile güvenlik kamera görüntülerine ilişkin şüphe içeren tespit raporunun esas alındığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin hiçe sayıldığına, hüküm tesis edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin de hukuka aykırı olduğuna, dosyada kesin, somut, her türlü şüpheden ari delil bulunmadığına, müvekkili lehine beraat kararı verilmesi gerekirken aksine mahkûmiyet hükmü kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "yerel mahkeme tarafından şüphe ve yoruma dayalı ceza verildiğine, bu itibarla hakkında mahkûmiyete elverişli ve yeterli delil bulunmamasına rağmen müvekkili sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gibi, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine de aykırı olduğuna, dosyada mübrez delil ve beyanlar incelendiğinde, müvekkili aleyhine mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, kabul anlamına gelmemek üzere, yerel mahkemece tayin edilen ceza miktarının da fahiş olduğuna, ayrıca sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, ceza miktarından yapılması gereken indirimlerin yapılmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§