Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/15715 E. 2026/776 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/4942 E., 2022/802 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması

I. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde;

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2018/4942 Esas, 2022/802 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 28.04.2022 tarihli ve 2018/4942 Esas, 2022/802 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1 maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair, 28.04.2022 tarihli ve 2018/4942 Esas, 2022/802 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

III. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nin temyiz istemlerinin incelemesinde;

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'nin temyiz isteminin "kendisinin atılı suçu işlemediğine, tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığına, kamera görüntülerinin izlenmesi durumunda suçsuz olduğunun ortaya çıkacağına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın dosyaları karıştırarak beyanda bulunduğuna, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığına, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin " sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığına, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suç kastının bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilâmın Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/431 Esas, 2014/145 Karar sayılı kararı yerine 2011/411 Esas, 2014/145 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.

Sanıklar hakkında, hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§