Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2022/9837 E. 2026/380 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/488 E., 2020/475 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 Esas, 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; mahkemece verilen 16.02.2016 tarihli hükmü süresinde temyiz etmeyen sanık ... müdafiinin sirayet nedeniyle bozma sonrası verilen hükmü temyiz etme hakkı mümkün olmadığından, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 325. maddesi gereği lehe bozmadan sirayet nedeniyle yararlanan sanık hakkında, bozma sonrası ileri sürülen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın yüzüne karşı verilen kararın kanun yolu bildiriminde ( tebliğden itibaren...) denilmesi nedeniyle kararın tebliğ edilmesinin gerektiği, karar tarihinde Tekirdağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğ usulsüz olduğundan, sanığın 26.02.2021 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;

Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesi uygulamasına esas alınan ilâmında birden fazla mahkûmiyet hükmünün bulunduğu anlaşılmakla, en ağırının infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, uyulan bozmaya, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§