"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/328 E., 2021/323 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 20.08.2013
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde
Sanık, 12.03.2015 tarihli savunmasında müdafii istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı hâlde, sanığa soruşturma aşamasında barodan atanmış olan müdafi Av. ... tarafından karar temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin sanık hakkında verilen hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; anılan müdafiin sanık hakkında verilen kararı temyize yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, gündüz vakti katılanın iş yerinin kapısının kilidini kırarak iş yerinden eşya çalması şeklindeki eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/1, 151/1 maddelerinde düzenlenen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 20.08.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.