"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2827 E., 2020/1065 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafinin temyiz isteminin "sanığın, isnat edilen suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut deliller bulunmadığına, beraate karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu; sanık ...'in temyiz isteminin "aleyhine kesin delil bulunmadığına, lehine olan deliller toplanmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçsuz olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanık ... ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında hükmolunan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, sanığa atanan müdafii bulunmaksızın savunmasının alınıp yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/187 K. sayılı içtihadında da değinildiği üzere; sanık hakkında hükmolunan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143 maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması sebebiyle CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak atanan müdafinin CMK'nın 188/1. maddesi gereğince hükmün açıklandığı 01.10.2019 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla sanık müdafiinin yokluğunda esas hakkında karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir, şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın başka mahkemede sorguya çekilemeyeceği, asıl mahkemesinde hakları hatırlatılarak savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, talimat yoluyla İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinde 19.06.2017 tarihinde savunması alınmak suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla mahkûmiyetine karar verilmesi,
4) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 143 maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, ek savunma hakkı verilmeden belirtilen maddenin uygulanması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.