Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2022/15169 E. 2026/122 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/2170 E., 2021/1573 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin "eylemin ağırlığı gözetilerek teşdiden ve daha ağır şekilde hüküm kurulması gerektiğine, takdiri indirim maddesi gereğince indirin yapılmasına" sanık müdafiinin temyiz isteminin "tanık ...'ın beyanı esas alınarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına, tanıkların beyanlarındaki çelişkilerin giderilmeden hüküm kurulmasına, sanığın ikrarı bulunmamasına rağmen tevil yollu ikrar ettiği kabul edilerek hüküm kurulmasına, sanık lehine delillerin toplanılmamasına, hükme esas alınan delillerin hukuka aykırı bir şekilde elde edildiğine, ek savunma alınarak suç vasfının değiştirilerek hüküm kurulmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, h maddesi gereğince tayin olunan 6 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken, hesap hatası sonucu “7 yıl 13... gün” hapis cezası yerine “8 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini sonraki uygulamalar nedeniyle sonuç ceza doğru olduğundan, sonuca etkili görülmemekle, bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§