Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2022/13933 E. 2026/1676 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/543 E., 2016/91 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme, resmi belgede sahtecilik, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Dosya içerisindeki keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporu ve ekindeki fotoğraflara göre, suça konu büyükbaş hayvanların, katılanın ikameti ile aynı avlu içinde bulunan ve ikametin eklentisi niteliğinde olan ahırdan çalındığı, suç tarihi itibarıyla sanıklar üzerine atılı hırsızlık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı; ayrıca, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, güneşin doğuş saatinin 06.47 olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e. maddesine göre gecenin saat 05.47'de sona erdiği, suçu kabul etmeyen sanıkların ifadelerinde suç saatine ilişkin beyanlarının bulunmadığı, katılan ... ve eşi tanık ...'in soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde, eylemin 01.04.2014 günü saat 23. 50... .04.2014 günü saat 07.00 sıraları arasında bilinmeyen bir zamanda işlendiği, buna göre şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının sanıklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği kabul edilmekle;

Sanıkların yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 152/1-a, 204/1 ve 179/2. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 18.02.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§