Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

18. Hukuk Dairesi

Dosya2014/10846 E. 2014/18959 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderleri nedeniyle tahakkuk ettirilerek ödenmesi talep edilen 22.664,06 TL'nin şimdilik 1.000,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davacının 2007-2009 yılları arasında ... Astsubay Meslek Yüksek Okulunda öğrenim gördükten sonra mezun olduğunu ve astsubay olarak 30.08.2009 tarihinden itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başladığı, davalının astsubay olarak göreve devam etmekte iken 14.11.2012 tarihinde resen emekliye sevk edilerek ilişiğinin kesildiğini, ilişiğinin kesilmesi nedeniyle 16.750,62 TL asıl ve 5.913,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.664,06 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, borcun mevzuata aykırı hesaplandığını ileri sürerek davalı idarece tahakkuk ettirilen ödenmesi talep edilen borcun şimdilik 1.000,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülebileceği, talep konusu miktar taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Yani bir alacakta daha fazla bir miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen alacağın bir kesimi için açılan dava kısmi davadır. Alacak bir senede veya sözleşmeye bağlanmış veya taraflar arasında uyuşmazlığın değeri konusunda tartışma bulunmadığı durumlarda kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Ancak, değeri belirlemek için hesaplama veya değerlendirme yapmak gerekiyorsa, bölünebilir nitelikte bu uyuşmazlık kısmi davaya konu edilebilir. Kanun koyucunun kısmi davayı ihdas etmekteki amacı hak aramayı sınırlandırmak değil, hakkın kötüye kullanılmasına engel olmaktır. Miktarı belirlemek için belli bir hesaplama veya değerlendirme yapılması gerekmekte ise hak arayan şahsı tam miktar üzerinden dava açmaya zorlamak hak arama özgürlüğünü sınırlandırmaya neden olacaktır.

Somut olayda, davacı vekili davalı idarece 22.664,06 TL borçlu olduğunun davacıya bildirildiğini, borç içerisine personel amortisman giderlerinin dahil edilmemesi gerektiği halde idarece dahil edilerek hesaplama yapıldığı, maliyet hesabı ile ilgili yasalarda değişiklik yapıldığı belirtilmiş, davacının hangi miktar borçlu olmadığının tespitinde belli bir hesaplama ve değerlendirme ile birlikte değişen yasal mevzuata göre hakimin takdirine ihtiyaç bulunduğundan bu tür davalarda talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli olduğu kabul edilemeyeceğindan davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilerek tarafların delilleri toplanarak, bilirkişi incelemesi de yaptırılarak oluşacak uygun sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

§