Logo
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

17. Hukuk Dairesi

Dosya2016/6774 E. 2019/2242 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 16/11/2013 tarihli plakası belli olmayan bir aracın çarpması sonucu yaralandığı ve sakat kaldığı, kazada müvekkilinin kusurunun olmadığı, kaza nedeniyle ... C.Başsavcılığının 2014/4298 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı, müvekkilinin ... Devlet Hastanesinde tedavi olduğu, müvekkilinin maruz kaldığı geçici ve daimi maluliyeti için şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminini talep ve dava etmiş, talebini ıslah ile yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.

HMK'nın 266. maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece kusur yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan davacının kusursuz olduğu kabul edilerek zarar hesaplaması sonucunda hüküm kurulmuştur. Dava konusu trafik kazasında kusur oranının saptanması uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir. Bu durumda gerektiğinde olay yerinde keşif yapılarak kusur konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulması doğru değildir.

O halde mahkemece, konusunda uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek kusur oranı yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

§