Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

17. Hukuk Dairesi

Dosya2016/3914 E. 2019/5282 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, sigortalı işyerinin aynı binadaki davalıya ait 13 numaralı dairede 24/08/2013 tarihinde yapılan tadilat işlemlerinden dolayı zarar görmesi sonucu sigortalısına 4.331,80 TL olarak ödediği hasar tazminatının tazmini için başlattıkları icra takibine vaki itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile davalının İcra Müdürlüğü'nün 2014/4159 takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 4.031,80 TL asıl alacak, 135,20 TL işlemiş faiz yönünden kaldığı yerden devamına davacının fazlaya ilişkin istemi ile icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, sigorta sözleşmesi nedeniyle rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde sigortalı işyerinin bulunduğu binadaki davalıya ait 13 numaralı dairede 24/08/2013 tarihinde yapılan tadilat işlemlerinden meydana gelen hasar bedelini ödediğini belirterek davalıdan alacak isteminde bulunmuştur. Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre

belirlenmesi gerekir (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK). Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır. Açıklanan nedenlerle bu davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.

O halde, mahkemece uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, HMK'nın 4 ve 114/1-C maddeleri gereğince mahkemenin görevli olmaması nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

§