"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 19/04/2010 tarihinde, dava dışı sürücü idaresinde bulunan ve davalı ... şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan araç ile davacıların murisi ...'a çarpması sonucu, ...'ın vefat ettiğini, davacı eş ... ile davacı çocuk ...'nın destekten yoksun kaldıklarını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 1.000,00-TL,... için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep dava etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davacı ... için 149.935,23 TL, davacı ... için 25.064,77 TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 14/01/2011 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800,00 TL'dir.
Davacı... yönünden temyize konu edilen hükmedilen tazminat miktarları kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin anılan davacıya ilişkin hükmün kesin olması nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı ... yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nun 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı Fatma yönünden temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ...'la ilgili kurulan hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 8.965,69 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 08/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.