"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 10/03/2014 tarihinde davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacı ...'nin eşi, diğer davacıların babaları ...'a çarpması şeklinde gerçekleşen kaza sonucu yaya ...'ın hayatını kaybettiğini belirterek davacı ... için 25.000,00 TL, diğer davacılar için 15.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; olayda asli kusurlu olanın maktül olduğunu ve tazminat isteminin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle davacı eşi ...'ın duymuş olduğu
manevi ızdırabın kısmen telafisi adına 10.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacılar için ayrı ayrı 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan 10/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin davacı ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
07.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’ye eklenen ek madde 4 ile aynı Yasa'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davacı ... dışındaki davacılar için kabul edilen 2.000,00'er TL manevi tazminat miktar itibarı ile temyiz eden davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56 (eski BK 47) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davacılar aleyhine reddedilen manevi tazminat miktarına yönelik ve davalı vekilinin davacı ... için kabul edilen manevi tazminat miktarına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... dışındaki davacılar için kabul edilen manevi tazminata yönelik davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 15,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 273,10 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 13/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.