"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait ve ... yönetimindeki ... plakalı aracın müvekkili tarafından kasko poliçesi sigortalanan ... ait ... plakalı araca çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasar dolayısıyla sigortalıya 58.532,00 TL. tazminat ödendiğini, davalının tazminat tutarının %75 kusur oranına isabet eden kısmından sorumlu olduğunu, rücu yazıları gönderilmesine rağmen netice alınamaması üzerine yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini istemiş, 23.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Asıl alacağa vaki itirazın 15.409,05 TL'lık, işlemiş faize vaki itirazın 223,42 TL'lık kısmının iptaline, icra takibinin 15.409,05 TL asıl alacak, 223,42 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, 3.126,49 TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafın davalılardan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi raporu alınmasıyla mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı gözetilmek suretiyle, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün hükmün 3. bendinin çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 15,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.