Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

15. Hukuk Dairesi

Dosya2013/3107 E. 2014/1864 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili talebiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Takip talebinde asıl alacak yanında 170,39 TL işlemiş faiz alacağı da talep edilmiş, mahkemece “itirazın iptâline ve takibin devamına” şeklinde hüküm kurularak işlemiş faiz alacağı yönünden de dava kabul edilmiştir. Akdî ilişkinin kurulduğu ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre, takip öncesi döneme ait temerrüd faizi talep edilebilmesi için, borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir ihtarname ile temerrüde düşürülmesi (BK.md.101/I.) ya da ifa gününün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmiş olması gerekir (BK.md.101/II). Soyut fatura tebliği borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından faize başlangıç yapılamaz. Somut olayda; takip öncesi davalı borçlunun ihtarla temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediği gibi, yanlar arasında kararlaştırılmış kesin vade de bulunmamaktadır. Temerrüd, icra takibine geçilmekle 29.05.2012 tarihinde oluştuğundan ancak bu tarihten sonraki dönem için faiz talep edilebilir. Takip öncesi dönem için faiz talep edilemez. Mahkemece, davacının takip öncesi döneme ait işlemiş faiz alacağına yönelik isteminin reddi gerekirken, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bu kalem talebin kabulü doğru olmamıştır.

3-Mahkemece takip konusu alacağın likid olduğu kabul edilerek davalının asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Davacı icra takibinde iki adet faturaya dayanmış ise de, davalı bu faturaları kabul etmemiş, fatura bedellerinin Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı ve davacının takip konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığı yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir. Bu durumda takip konusu alacağın likid olduğu ve davalının takibe itirazında haksız bulunduğu kabul edilemez. Mahkemece yasal koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatının reddi yerine kabulü de doğru olmamıştır.

Yukarıda 2. ve 3. bentte yazılı nedenlerle kararın davalı yararına bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın belirtilen yönlerden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm kısmının 1, 2 ve 3 nolu bentlerinin tamamen karardan çıkartılarak 1 nolu bendin yerine “Davanın kısmen kabulüne”, 2 nolu bendin yerine “Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/962 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptâline, 16.070,15 TL asıl alacağa yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine”, 3 nolu bendin yerine “Koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine” dizelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

§