Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

15. Hukuk Dairesi

Dosya2015/2924 E. 2016/3525 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla yüklenici tarafından girişilen icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı iş sahibi şirket vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı iş sahibi dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince yapılan imalatlar nedeniyle davalı yüklenici şirketin aleyhlerine bakiye iş bedelinin ödenmesi istemiyle icra takibine giriştiğini, girişilen icra takibinin kesinleştiğini, kesinleşen icra takibi nedeniyle haciz sırasında taraflarınca 32.000,00 TL bedelli çek verildiğini, ancak yapılan imalatın eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürerek icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş; davalı yüklenici şirket vekili ise cevabında özellikle, davacı iş sahibinin icra takibi sırasında borcu kabul ederek 32.000,00 TL bedelli çek verdiğini ifade ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı, kaldı ki, ayıbın davalı tarafından giderilmiş olduğu, ayrıca icra takibinden sonra da takip borcuna karşılık çek verildiği, bu şekliyle borcun kabul edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen .. tarihli protokolle icra takip dosyası borcuna karşılık 32.000,00 TL bedelli çek verilmiştir. Söz konusu protokolde, çekin ödenmesi halinde tarafların birbirlerini ibra etmiş sayılacakları kabul edilmiş olmakla birlikte, çek ödenmemiş olduğundan ortada bir ibra da söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, ödeme yapılmadığından, davacı iş sahibinin sözleşmeden kaynaklanan haklarını kullanması konusunda davalı yükleniciyi ibra ettiğinden söz edilemez. Diğer taraftan, davacı iş sahibi şirket iki adet faturayı alıp defterine kaydetmiş ve bu fatura içeriklerine de itiraz etmediğinden faturaların kesinleştiği düşünülebilirse de, faturaların sözleşmenin 5. maddesi kapsamında avans niteliğindeki imalâtları içeren faturalar olduğu anlaşıldığından fatura bedellerinin kesinleştiğinden söz edilemez. Bu nedenle, meselenin taraflar arasında akdedilmiş bulunan .. tarihli sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

Yargılama sırasında alınan bilirkişiler kurulu raporunda, yapılan işin bedeli 107.855,04 TL olarak belirlenmiştir. Bilirkişiler kurulunca belirlenen bu bedelden 95.000,00 TL ihtilâfsız ödemenin mahsubu halinde, davalı yüklenicinin 12.855,04 TL bakiye yüklenici alacağı kalmaktadır. Bu nedenle, yüklenici şirketin tespit edilen bu alacağının tenzilinden sonra davacının icra takibi kapsamında 12.329,90 TL yönünden borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, aksi kabulle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı iş sahibi şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı iş sahibi şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

§