"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2014 gününde verilen dilekçe ile miras payı nedeniyle alacak talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının annesi ve murisi ...'nin 2013 yılı Kasım ayında vefat etmeden 5 ay önce ... 3. Noterliğinin 05.06.2013 tarihli vekaletnamesiyle oğlu ...'yi 85 yaşında iken vekil tayin ettiğini, muris henüz sağ iken adına kayıtlı ... Köyü 245 ada 7 parselde bulunan arsa vasfındaki 5221 m2'lik gayrimenkulün 02/07/2013 tarihinde 350.000 TL bedelle 02/07/2013 tarihinde ... isimli kişiye satıldığını, satış anında annesi sağ olduğu için davacının herhangi bir girişimde bulunmadığını, davacıya satış bedelinin müşterek muris anne adına ...Bankası ... Şubesinde açılan bir hesaba yatırıldığının söylendiğini, annenin vefatı üzerine davacının kardeşleri ile konuşarak miras hissesini talep ettiğini, ancak çelişkili biçimlerde oyalandığını, haricen satışın 440.000 TL'ye yapıldığını öğrendiğini, ...'nin satış bedelini annesine teslim etmediğini veya banka hesabına yatırmadığını, paranın yarısından biraz çoğunu ...Bankası ... Şubesinde ... ile ismini tespit edemedikleri diğer mirasçı adına yatırıldığını öğrendiklerine, bu kişinin ... ya da davacının yeğeni ... olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, davacının 2/16 miras payı oranında 43.750 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., oğlu olan davacının satışı, satıştan elde edilen geliri, satışla ilgili harçları ve diğer aile borçlanmalarını, paranın hangi bankaya ve kimin adına yatırıldığını bildiğini, yapılan işlemlere davacının da onayının bulunduğunu, buna rağmen dava açtığını, muris eşinin oğlu ...'ye verdiği vekaletle taşınmazın 02/07/2013 tarihinde çocukları ...nezaretinde 440.000 TL bedelle ...'a satıldığını, çocuklarına 20.000'er TL verildiğini, davacının da satış sırasında hazır olduğunu, kalan 280.000 TL'nin kendisi ve muris eş adına açılan ortak hesaba Hayrettin tarafından yatırıldığını, eşinin hastalığı ağırlaşınca ölümü halinde kesilecek veraset ve intikal vergisinden kaçmak için 24.10.2013 tarihinde bütün çocuklarının bilgisi ve oluru dahilinde çekilip torunu ... ile kendi adına açtığı ortak hesaba yatırıldığını, eşi ve özürlü kızı ...'nin bakımları için harcama yapıldığını eşinin vasiyeti üzerine kızı ...'nin bakımını üstlenen diğer kızı ...'a ev alındığını ve durumu diğer bütün çocuklarının bildiğini, davacının bir alacak talep etme hakkının bulunmadığını, davanın görülmesi halinde tenkis hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 669. maddesinde düzenlenen mirasta denkleştirme istemine ilişkindir.
Tarafların müşterek murisi ... sağlığında tapuda adına kayıtlı ... Köyü 245 ada 7 parsel sayılı taşınmazı dava dışı üçüncü bir kişiye satarak satış bedeli elde etmiştir ve yine muris tarafından tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere içinde davacının da olduğu bir kısım mirasçalara ve murisin kızı ...'a ev almak suretiyle dağıtılmıştır. Miras bırakan sağlığında kendisine ait malvarlığını kendi belirlediği ölçütlerde mirasçılara dağıtımını amaçlamış olup bir kısım mirasçılara fazla miktarda pay verilmesi denkleştirmeyi gerektirmez. Mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemişse de bu husus bozmayı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerekçe bu şekilde düzeltilerek hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, hükmün açıklanan şekilde gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.