Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

14. Hukuk Dairesi

Dosya2020/1788 E. 2020/4617 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28/01/2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/05/2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ile davalı tasfiye halinde Türkiye ... Bankası A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, aynı zamanda arsa sahibi konumundaki yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapudaki takyidatların terkiniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalı yüklenici, davayı kabul etmiştir.

Davalı SSK Başkanlığı vekili, davalı Tasfiye Halinde Türkiye ... Bankası AŞ vekilleri ile davalı ... ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu 73 numaralı bağımsız bölümün davalı ... İnş. Tic. San. AŞ adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, tapu kaydı üzerindeki haciz, ipotek ve ihtiyati tedbir mahiyetindeki takyidatların tamamının terkinine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı Maliye Hazinesi vekili ve davalı Tasfiye Halinde Türkiye ... Bankası AŞ vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.

Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemektedir. Yüklenici, finansman sağlayarak arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapma işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binaya karşılık, bu binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir.

Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Medeni Kanunun 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” benimsenmiştir.

Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Borçlar Kanununun 163. maddesi (TBK m. 184) gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterlidir.

Yapılan bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Kendi taşınmazında bina yapan (yapsatçı) davalı ... İnş. Tic. San. AŞ’den bağımsız bölüm satın alan davacının tapu iptal ve tescile yönelik talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; tapu kaydında satışa ilişkin şerh yahut beyan bulunmadığından, davalı haciz ve ipotek lehdarlarının işlemlerinde kötüniyetli olduklarının davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Mahkemece davacının, bu konudaki delilleri araştırılarak haciz ve ipoteklerin kötüniyetli bir şekilde tesis edildiğinin kanıtlanamaması halinde haciz ve ipoteklerle yükümlü olarak tescil hükmü kurarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden tapu kaydı üzerindeki haciz, ipotek ve ihtiyati tedbir mahiyetindeki takyidatların tamamının terkinine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Maliye Hazinesi vekili ve davalı Tasfiye Halinde Türkiye ... Bankası AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

§