"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular ... ve .... Ltd. Şti. hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinin kesinleşmesini müteakip alacaklının talebi üzerine, borçlu ...'ın murisi olduğu belirtilen ...Danışman adına kayıtlı bir kısım taşınmazlardan borçluya intikal edecek hisselere haciz konulduğu, şikayetçi 3. Kişilerin icra mahkemesine başvurusunda, babaları olan borçlu ...'ın murisi ...Danışman'ın 26.01.2015 tarihinde vefat ettiğini, Nazilli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.06.2015 tarih ve 2015/94 E. 2015/488 K. sayılı kesinleşen ilamı ile borçlu ...'ın, muris ...Danışman'ın mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini, bu nedenle mirası reddeden borçlu ...'ın miras hissesi üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetçi ... yönünden şikayetin kabulü ile Muş ili, ... ilçesinde bulunan muris ...Danışman adına kayıtlı toplam 24 adet taşınmazlardaki borçlunun miras payı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına, Muş İli ... İlçesi ... Mahallesi 1079 sayılı parseldeki taşınmaz ve diğer şikayetçiler ... ve ... Danışman yönünden şikayetin aktif husumet ehliyeti ve hukuki yarar yokluğunda usulden reddine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Haczin kaldırılmasına yönelik şikayette bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin ayakta olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayette hukuki yarar olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir.
Diğer taraftan, HMK'nın 114/1-4. maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak düzenlenmiştir. Hukuki yararın davanın açıldığı tarih itibariyle mevcut olması yeterli değildir. Dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar hukuki yararın devamı gerekir.
Somut olayda, şikayete konu 24 adet taşınmaz üzerine hacizlerin tatbik edildiği tarih olan 18.11.2019 tarihi itibariyle yürürlükte olan İİK'nın 106. maddesi hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi uyarınca durma süresi de göz önüne alındığında bir yıllık satış isteme süresinin 11.02.2021 tarihinde dolduğu, bu süre içinde alacaklı tarafından satış istenmediği gibi satış avansı da yatırılmadığı, buna göre İİK'nın 110/1. maddesi gereği, taşınmazlar üzerindeki iş bu hacizlerin şikayet tarihi olan 16.12.2022 tarihinden önce düştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, şikayetçi ...'ın hacizlerin kaldırılmasına yönelik şikayette bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmamaktadır.
O halde İlk Derece Mahkemesince, hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü şeklinde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 20.10.2025 tarih ve 2023/623 E. - 2025/1940 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA),
İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.12.2022 tarih ve 2022/822 E. - 2022/824 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.