Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

Dosya2026/4001 E. 2026/2828 K.

"İçtihat Metni"

Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların iflası istememesi suçundan sanık ... hakkındaki davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesi gereğince düşürülmesine dair İstanbul 23. İcra Ceza Mahkemesinin 02.07.2021 tarihli ve 2018/610 Esas, 2021/379 sayılı kararının Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/11046 Esas, 2022/2111 Karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 2004 sayılı Kanun'un 345/a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 800 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 23. İcra Ceza Mahkemesinin 11.03.2025 tarihli ve 2022/67 Esas, 2025/55 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 13.03.2026 gün ve 94660652-105-34-30855-2025-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2026 gün ve KYB-2026/40980 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl ve olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olup, zamanaşımını kesen son işlemin aynı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca, sanığın 10.03.2015 tarihli ilk savunması olduğu cihetle, bu tarihten 11.03.2025 tarihli mahkumiyet hükmüne kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 23. İcra Ceza Mahkemesinin 11.03.2025 tarihli ve 2022/67 Esas, 2025/55 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihinin 09.12.2014 tarihi olduğu, zamanaşımının kesildiği 10.03.2015 tarihli sanığın savunmasının alındığı tarih ile bu tarihten mahkumiyet karar tarihi olan 11.03.2025 tarihine kadar 06.10.20 17... .09.2018 tarihleri arasındaki uzlaşma nedeniyle sanık hakkındaki kovuşturmanın CMK'nın 223/8. maddesi gereğince durmasına ilişkin karar dışında başkaca zamanaşımını kesen hüküm ve işlem bulunmadığı ve bu tarihe kadar geçen sürede 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan zamanaşımı süresinin 09.02.2024 tarihi itibariyle dolmuş olduğu anlaşıldığından ve 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden,

"Sanık ... hakkında açılan davanın 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,"

Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§