"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin ihalenin feshi istemiyle sulh hukuk mahkemesine başvurduğu, İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.06.2025 tarih ve 2025/1 69... /700 Karar sayılı kararı ile şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 6.11.2025 tarih ve 2025/27 62... /2967 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin de kararın kesin nitelikli olduğu gerekçesi ile HMK'nın 366 maddesi yollaması ile 346/1 maddesi gereğince reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.
Bununla birlikte; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 322/2. maddesi “Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükmünü içermektedir.
Anılan hüküm doğrultusunda uyuşmazlık konusu ihalenin feshi şikayetinde İcra ve İflas Kanunu uygulanmış olup İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 103/1-h maddesi gereğince kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi
üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir. Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 19.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 23.08.2025 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Şikayetçinin temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nın 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.