Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

Dosya2026/2778 E. 2026/2529 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.

Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesinde; "Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi durumu müvekkiline tebliğinden itibaren on beş gün süre ile devam eder." şeklindeki hükme yer verilmiştir.

Temyiz tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Vekilin azli ve istifasının şekli" başlıklı 81. maddesi ise aynen; vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur." hükmünü, yine aynı Kanunun "Vekilin istifası" başlıklı 82. maddesi "istifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. "hükmünü içermektedir.

Somut olayda; şikayetçi borçlular vekili Av. ...'ın çekilme beyanını içeren 26.01.2026 tarihli dilekçesinin müvekkili asillere tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir tebliğ mazbatasının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 27.01.2026 tarihinde Av. ...'a tebliğ edildiği, vekilin çekilme beyanını içerir dilekçe sunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın yeniden dosyadaki diğer şikayetçi borçlular vekili Av. ...'a 01.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği ve 17.02.2026 tarihinde temyiz başvuru dilekçesi sunulduğu görülmüştür.

Av. ...'ın vekalet görevinin, vekillikten çekilme dilekçesinin müvekkili asillere tebliğinden itibaren Avukatlık Kanunu gereği 15 gün (Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği iki hafta) süre ile devam edeceği dikkate alındığında, vekillikten çekilme dilekçesi müvekkili asillere tebliğ edilmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğ edildiği 27.01.2026 tarihi itibariyle Av. ...'ın vekalet görevinin yasal olarak devam ettiği anlaşılmıştır.

Şikayetçi borçlular vekili Av. ...'a, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yeniden tebliğ edilmiş olması, şikayetçilere temyiz süresi bakımından ek bir hak bahşetmez.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili Av. ...'a 27.01.2026 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 17.02.2026 tarihinde sunulan temyiz dilekçesi süresinde olmadığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin SÜRE AŞIMINDAN REDDİNE, 10.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§