Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

Dosya2026/217 E. 2026/2820 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacının iddia ve savunmasına, dayandığı belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 27.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

ONS/AK

Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı;

Şikayetçi alacaklı vekili, borçlunun murisinden malvarlığının intikal edip etmediğinin tespiti için UYAP üzerinden sorgulama yapılmasını varsa malvarlığı üzerine haciz konulmasını icra müdürlüğünden talep etmiş olup icra müdürlüğünün talebin reddi kararını icra mahkemesinde şikayet konusu yapmıştır.

İcra mahkemesi, icra dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişiye ait ve 6698 sayılı Kanun 3/1-d maddesi kapsamında kişisel veri niteliğinde bulunan bu bilgilerin icra müdürlüğünce istenmesinin mümkün olmadığı 6698 sayılı Kanunun 28/1-d maddesinde yargısal organları tanınan istisnanın ancak uyuşmazlığın tarafları açısından geçerli olduğu, Anayasanın 20/3 maddesine göre temel haklardan olan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının daraltılmasının mümkün olmadığı gerekçeleri ile talebin reddine karar vermiş olup, kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi istinaf istemini reddetmiştir.

İİK’nın 8/a maddesi alacaklıya, borçluya ait malvarlığının sorgusunu yapma ve tespit ettiği malvarlığına haciz koyma yetkisi vermekte olup İİK’nın 8/a maddesinin 6. fıkrası birinci cümlesindeki “veya sorgulaması talep edilebilir” ibaresi 22.07.2020 tarihli 7520 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle kaldırıldığından alacaklının icra dairelerinden borçlunun malvarlığının sorgulanmasını talep etme yetkisi bulunmamaktadır. 7251 sayılı Kanun’un Adalet Komisyonu gerekçesinde “2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 78’inci maddesinde yapılması öngörülen düzenlemeyle alacaklıya, borçlunun mal, hak ve alacaklarının mahiyet ve detayını sorgulama imkanı getirilmektedir. Söz konusu detayların sorgulanmasının icra müdüründen talep edilmesine gerek kalmaması sebebiyle, buna imkan ve düzenlemenin madde metninden çıkarılması amacıyla verilen madde ihdasına ilişkin önergenin kabul edilmesi neticesinde ... eklenmiş” ifadeleri yer almaktadır.

7251 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrası borçlunun malvarlığını sorgulanması ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ancak alacaklının sorgulama yetkisi borçlunun malvarlığı ile sınırlı olup borçluya henüz intikal etmemiş murisine ait malvarlığını sorgulama yetkisi bulunmadığından alacağına kavuşabilmesi için bu yönde bir sorgulama yapılması ve tespit edilen malvarlığına haciz konulmasını talep etmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Borçlunun murisinden intikal edecek malvarlığı için icra dairesinden bu yönde bir talepte bulunmasına hukuki bir engel yoktur.

Kişilik tam ve sağ doğum ile başlar ölüm ile son bulur. Borçlunun vefat etmiş murisinin özel hayatı bulunmadığı ve üçüncü kişiye ait bir malvarlığı sorgulaması da söz konusu olmadığı için Anayasanın 20/1. maddesinde yazılı temel haklardan olan kişisel verilerin ihlal edildiğinden söz edilemez. Murisin vefatı ile birlikte murisine ait malvarlığı külli halef olan mirasçıya ait olacağından mirasçıya intikal etmemiş olan murisin malvarlığı sorgusunun yapılmasında alacaklının hukuk menfaati bulunmaktadır. Alacaklı tarafından borçlunun murisine ait taşınmaz olup şikayetin kabulü gerekirken reddi kararı isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun onanma yönündeki kararına katılamıyorum. 27.04.2026

§