"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, davacı üçüncü kişinin davalı borçlunun işçileri ile aynı işkolunda ve ayni adreste faaliyetine devam ettiği, devrin takibe dayanak senedin tanzim tarihinden sonra vade tarihinden önce olduğu, davacının istihkak iddiasını kesin ve güçlü deliller ile ispatlayamadığı, devrin muvazaalı olduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, devrin muvazaalı olduğu hususunun elverişli delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
"... Mah. ... Sok. .../A .../Trabzon" adresinde yapılan haciz mahalli, 19.03.2021 tarihi itibari ile üçüncü kişinin ticaret sicil şube adresi olup, haciz de borçlu hazır bulunmamış ise de, haciz mahallinde borçlu adına 15.02.2022 tarihli kredi kartı ekstresi, borçlu ile davadışı ... firması arasında düzenlenmiş 19.12.2022 tarihli garanti destek bedeli faturası, 2019-2021 tarih aralığına ilişkin borçlu adına sevk irsaliyeleri bulunmuştur.
Borçlu ticaret sicil adresinde kayıtlı adresinden 25.03.2021 tarihinde ayrılmış, 3. kişi aynı yerde 30.03.2021 tarihinde şube açmıştır. Borçlu ile üçüncü kişi şirket ortakları farklı olmakla birlikte üçüncü kişi ortaklarından ..., borçlu şirketin sigortalı çalışanlarından biri iken 31.01.2021 tarihinde ayrılmış, 08.02.2021 tarihinde borcun doğumundan sonra üçüncü kişi şirketi kurmuşlardır. Yine borçlunun birçok işçisi üçüncü kişi şirkette çalışmaya devam etmiştir.
Öte yandan, borçlu ile üçüncü kişi arasında düzenlenen adi yazılı 08.02.2021 tarihli devir sözleşmesi sunulmuş, sözleşmede pandemi sonucunda borçlunun ekonomik sorunlar yaşaması nedeniyle 4 tane şubesindeki nitelik ve nicelikleri ekli listede beyan edilen tüm makine ekipman demirbaş eşya ve benzerlerini kdv hariç fiyatları üzerinden alıcıya sattığı, bedelin nakit olarak ödeneceği belirtilmiş ayrıca alıcı tarafından aynı sektörde iş
hayatına devam edileceğinden satıcının müşteri ... ve satıcının bugüne değin elde etmiş olduğu ticaret devamını değerinin devamı maksadıyla bu adreslerde bulunan tüm telefon, ... ve ... sayfaları mail adresleri tabelalar alıcıya verilecek olup satıcı bunlar için peştemaliye ya da herhangi bir başkana hesap altında alıcıdan bir bedel talep etmeyeceği kararlaştırılmış, yine borçlu adına kayıtlı kamyonetinde üçüncü kişiye devrinin yapıldığı anlaşılmış olup devre ilişkin ise 849.000,00 TL ödeme yapıldığına dair dekontlar sunulmuş olup kimi dekontta araç satış bedeli, kimisinde fatura bedeli yazdığı görülmüş, faturalarda yer alan menkullerin ayırt edici özelliğinin olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında yapıldığı iddia edilen devir sözleşmesinin tüm makine ekipman demirbaş eşya ve benzerlerini,tüm telefon, ... ve ... sayfaları mail adresleri ve tabelalaları kapsaması, bunların karşılığı ödenen miktar bir arada değerlendirildiğinde devir işleminin danışıklı yapıldığı, borçlu ile üçüncü kişinin fikir ve eylem birliği içerisinde mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği kanaatine ulaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :
Davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.