"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ihale konusu taşınmazın hatalı kıymet takdiri üzerinden ve gerçek değerinin altındaki bir değerle satışa çıkarıldığı ile sair iddialarını ileri sürerek tapunun 1 parselinde kayıtlı 56 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın ihalesinin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, kıymet takdirine itiraz incelemesini yapan icra mahkemesince muhammen değerin belirlenmesi sonucunda değerin kesinleştiğine işaret edilerek, bu iddianın fesih nedeni yapılamayacağı gerekçesiyle şikayetin reddi ile birlikte şikayetçi aleyhine %5 oranında para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 128/a maddesi; "Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler...." hükmünü amirdir. Aynı maddenin son fıkrasına göre de, kıymet takdirine karşı yapılan şikayet hakkındaki icra mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemez.
Bununla birlikte; kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler.
Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nın ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında ise, ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir'' hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hakim tarafların talepleri ile bağlı olup, bu talepten başka bir şeye karar veremez.
Somut uyuşmazlıkta; Bursa 7. İcra Müdürlüğünün 2018/3789 Tal. sayılı takip dosyasında icra müdürlüğünce keşfin yapıldığı 02.03.2021 tarihi itibariyle şikayete konu taşınmazın değerinin 300.000,00 TL olarak tespit edildiği, şikayetçi borçlunun bu rapora süresinde ve belirlenen değerin düşük olduğundan bahisle yaptığı itiraz üzerine Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.09.2022 tarih ve 2021/197 E.-2022/596 K. sayılı dosyasında, şikayetin kabulü ile taşınmazın değerinin 30.9.2021 itibariyle 270.000,00 TL olarak belirlenmesine hükmedildiği ve taşınmazın icra mahkemesince belirlenen 270.000,00 TL muhammen değer üzerinden satışa çıkarıldığı görülmüştür. Borçlunun icra mahkemesine şikayet yoluyla yaptığı kıymet takdirine itirazı, icra müdürlüğünce belirlenen değerin düşük olduğuna ilişkin olup, icra mahkemesince tespit ettirilen değer daha düşük belirlendiğinden, mahkemece kıymet takdiri raporuna itirazın söz konusu taşınmaz yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi, HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur. Hal böyle olunca; kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece hatalı olacak şekilde itirazın kabulüne hükmedilmesinin, taşınmazın icra müdürlüğünce belirlenen 300.000,00 TL’lik değeri yerine, icra mahkemesince talebe aykırı olacak şekilde tespit edilen 270.000,00 TL muhammen değerle satışa çıkarılmasına sebebiyet verdiği, bu suretle borçlunun menfaatinin muhtel olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar şikayete konu taşınmaz, 20.01.2023 tarihli artırmada, icra müdürlüğünce belirlenen değerden de yüksek olan 870.000,00 TL bedelle ... Ltd. Şti.’ne ihale edilmiş ise de; kıymet takdirine itiraza ilişkin icra mahkemesince verilen karar hatalı olduğundan, muhammen değerin üzerinde satılmasının sonuca etkisi yoktur.
O halde; borçlunun şikayeti üzerine Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.09.2022 tarih ve 2021/197 E.-2022/596 K. sayılı dosyasında verilen kıymet takdirine itirazın şikayete konu taşınmaz yönünden kabulüne ilişkin karar hatalı olup, ihale konusu taşınmazın icra müdürlüğünce tespit edilen değeri olan 300.000,00 TL yerine icra mahkemesince taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde belirlenen 270.000,00 TL üzerinden satışa çıkarılmasının usulsüz olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine hükmedilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenler ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.09.2025 tarih ve 2025/17 E.-2025/1726 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve Bursa 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 05.11.2024 tarih ve 2024/17 E.-2024/540 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.