"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 02.02.2018 tarihinde davalı ...'e sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görülebilmesi için gerekli aciz vesikasının bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı oğluna yatırım amaçlı aldığını, satın alma işlemi sırasında binanın tamamlanmadığını, bu nedenle iddia edildiği gibi düşük bir bedelle mal kaçırma kastı ve muvazaadan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin natamam vaziyette olan taşınmazı gerçek değeri ile tamamına kredi kullanmak suretiyle satın aldığını, müvekkilinin varlıklı bir insan olduğunu, taşınmazı alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve 2021/24137 Esas, 2024/8092 Karar sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, nüfus kayıtlarından ve tarafların beyanlarından anlaşılacağı üzere davalı ...'in borçlu ...'nın eşi...'ın amcası olduğu, borçlunun eşi...'ın ise aynı zamanda borçlu eşinin kefaletine onay veren kişi olarak borçlardan da haberdar olduğu, üçüncü kişi ...'in diğer takip borçlularını da tanıdığının dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlu ... tarafından 02.02.2018 tarihinde davalı ...'e devredilen dava konusu Bursa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 668 Ada, 1 Parsel, K Blok, 1 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın devrine ilişkin yapılan tasarrufun ...
iptali ile .... İcra Müdürlüğünün 2018/6056 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere davacı tarafa cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1.İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekili temyiz aşamasında 10.02.2026 tarihinde dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde, dosyaya konu davacı alacağı olan .... İcra Müdürlüğünün 2018/6056 Esas sayılı dosyasında borcun haricen tahsil edildiğini belirtmiş olup, İlk Derece Mahkemesince borcun tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılarak ödendiğinin anlaşılması halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, HMK’nın 331. maddesine göre tarafların haklılık durumları konusunda bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekeceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
SONUÇ:
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.