Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8024 E. 2026/310 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davacılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/1935 Esas, 2021/5162 Karar sayılı bozma ilamında; "mahkemece, satış işlemlerinin bir yıl gibi kısa bir süre içinde ve düşük bir bedelle yapıldığından bahisle davalıların iyiniyetli devir aldıkları savunmasına itibar edilmediği, dolayısıyla devirlerin davacı alacaklıyı zarara uğratma amacıyla yapıldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de gerekçenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, söz konusu taşınmazın borçlu tarafından 3. kişiye satıldığı, sonrasında 7. kişiye kadar el değiştirmiş olduğundan her bir davalı bakımından iptal şartlarının farklı olduğu, bu durumda mahkemece, iptal şartlarının her bir davalı yani her bir tasarruf yönünden ayrı ayrı değerlendirilerek hangi gerekçelerle iptali gerektiğinin karar yerinde tartışılmadığı, bu şekli ile kararın denetime elverişli olmadığı" belirtilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davalılar hakkında yapılan kolluk araştırmasında davalı/borçlu ... ve 4. Kişi konumundaki davalı ...’in daha önceden birbirlerini tanıdıkları ve akraba olduklarının tespit edilmesi karşısında davalı ...’in davalı/borçlu ...’in mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu, ara malik olan ...’un ise taşınmazı satın aldıktan sadece 4 gün sonra davalı ...’e satması ve yine taşınmazın davalı ... ve davalı ...’e satışına ilişkin resmi satış senetlerindeki satış bedelleri ile bilirkişi tarafından hesaplanan rayiç değer arasındaki açık misli farkın olduğu hususu da göz önünde bulundurularak, davalı ...’un paravan ara malik olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın bu davalılar yönünden kabulü ile Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 614 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalı/borçlu ... tarafından davalı ...’a 18/08/2008 tarihli satış şeklinde gerçekleştirilen tasarrufun ve davalı ... tarafından davalı ...’e 22.08.2008 tarihli satış şeklinde gerçekleştirilen tasarrufun iptaline, taşınmazın devir tarihindeki rayiç değeri olan 307.863,00 TL nakdi tazminatın, davacı/alacaklıların Batman İcra Müdürlüğünün 2008/3661 E. sayılı ve 2010/12919 E. (eski 2008/3660 E.) sayılı icra takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...’den tahsili ile davacılara verilmesine, davalılar ..., ... (Taruk) ve ... yönünden; bu kişilerin taşınmazı 4. Kişi olan davalı ...’den satın alan 5., 6, ve 7. kişiler olduğu, davalılar ile davalı 5., 6, ve 7. kişiler ..., Hasan (Taruk) Aslan ve ... arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durumun kanıtlanamadığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Yargıtay tarafından bozulan bir hüküm temyiz etmeyen taraflar bakımından ilk hali ile kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.

Somut olayda, davacı vekili 18.08.2008 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı ...'a, daha sonra ise sırasıyla ..., ..., ... ve ...'a devredilen dava konusu taşınmazın devrine ilişkin tasarruf işleminin iptalini talep etmiş olup, mahkemece; 03.07.2014 tarihli ve 2013/362 Esas, 2014/1175 Karar sayılı karar ile; davanın kabulüne, Diyarbakır ili ... İlçesi ... köyü 614 nolu taşınmazın davalılardan ...’a yapılan 18.08.2008 tarihli, davalı ...’e yapılan 22.08.2008 tarihli, ...’a yapılan 26.09.2008 tarihli, ...’a yapılan 04.03.2009 tarihli, ...’a yapılan 18.09.2009 tarihli satışların davacının Batman İcra Müdürlüğünün 2008/36 60... /3661 sayılı dava dosyalarındaki alacağı oranında iptaline ve davacıya İcra İflas Kanunu 283/1. maddesi gereği cebri icra yapma yetkisi verilmesine karar verilmiş, bunun üzerine; karar yalnızca davalı ... vekili tarafından temyiz edilip, aleyhine karar verilen diğer davalılar tarafından temyiz edilmediği için kesinleşmiştir. Bu durum davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, yeniden verilen kararda davacılar yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek, dava konusu taşınmazın hala davalı devralan son kişi olan ... üzerine kayıtlı olduğu da dikkate alınarak, önceki kararda olduğu gibi davanın kabulüne, yalnızca temyiz eden davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§