"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı davacı vekili ve katılma yolu ile de davalı ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı... Galvaniz Sac San. ve Antrepoculuk Hizm. ve Tic.A.Ş. vekili Av. ... ...ve davalı ...Çelik San. ve Tic.A.Ş. vekili Av...nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarih, 2023/2705 E.-2024/2912 K. sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı borçlu ...’dan ...8. İcra Müdürlüğünün 2007/2414 Esas sayılı ve 2007/2780 Esas sayılı dosyasından alacaklı olduğunu, borçlunun dava konusu taşınmazlarını muvazaalı bir şekilde üçüncü kişilere sattığını, taşınmazları devir alan diğer davalıların hepsinin borçlunun borcunu ödeyemez durumda olduğunu ve acz içinde bulunduğunu bildiğini belirterek dava konusu taşınmazlarla ilgili tasarrufların iptali ile davacı şirketin alacaklı bulunduğu ...8. İcra Müdürlüğünün 2007/2414 sayılı ve 2007/2780 sayılı dosyalarından kaynaklanan alacaklardan dolayı gayrimenkulün cebri icra yoluyla satılması için İİK'nın 283 üncü maddesi gereğince yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının muvazaa iddialarının gerçek dışı olduğunu, tasarrufların iptali davasının kötü niyet sahibi üçüncü kişiler aleyhine açılabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalıların davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin 2008/6 E.-2017/212 K. sayılı ilamı ile "Tasarruf işlemlerinin borçlu yönünden iyi niyetli olmadığı açık olmakla birlikte, işlemin tarafı olan 3. şahıslar yönünden yapılan değerlendirmede ipotekli taşınmazların bu kadar hızlı bir şekilde el değiştirmesi ve ödeme şekilleri yönünden hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki İİK'nın 280 inci maddesi açısından yeniden değerlendirildiğinde davalılardan ... Boru Profil-... işletmesi ile yine diğer davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. arasında metal alışverişinden dolayı ticari ilişkinin mevcut olduğu, buna göre davalıların aciz durumunun böyle bir ticari ilişki içerisinde üstelik de küçük yerleşim yerlerinde bilindiği ve ödemeden aciz olunduğunun bilindiğinin açık olduğu gerekçesiyle davacının ...8. İcra Müdürlüğünün 2007/2414 sayılı dosyasındaki 322.000,00 TL, ...8. İcra Müdürlüğünün 2007/2780 sayılı dosyasında 58.000,00 TL olmak üzere 380.000,00 TL alacak ile sınırlı olmak üzere talebinin kabulü ile davalıların elden çıkarttıkları taşınmazlar bedeli olan 380.000,00 TL bedeli olarak icra takip dosyalarındaki 380.000,00 TL'nin davalılar ... (...Boru Profil Teks.San.Tic.Ltd.Şti., ..., ... için bunun sadece 160.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere) bu davalılardan nakden tazmin edilerek davacıya ödenmesine, davacının, davalı ...Boru Profil ve Teks. San.Tic.Ltd.Şti. bakımından geriye kalan 220.000,00 TL'lik her iki icra takibi olan ...8. İcra Müdürlüğünün 2007/2414 sayılı dosyası ve ...8. İcra Müdürlüğünün 2007/2780 sayılı dosyasına yönelik alacağının tahsilini teminen davaya konu Zonguldak İli,... İlçesi,... Mahallesi, ...Mevkii, 102 Ada, 226 Parsele ilişkin bu parselin önce davalılardan İbrahim Katı tarafından ...'a, ... tarafından ...'e, ... tarafından ...Boru Profil ve Teks.San.Tic.Ltd.Şti.'ne satışına ilişkin tasarruf işlemlerinin iptaline, davacıya 220.000,00 TL'lik alacak için ...8.İcra Müdürlüğünün 2007/2414 sayılı dosyası ve ...8. İcra Müdürlüğünün 2007/2780 sayılı dosyasına yönelik cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, karar davalı ...Boru Profil ve Teks.San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 10.12.2018 gün, 2015/15797 E.- 2018/11927 K. sayılı ilamı ile "Mahkemece her ne kadar işlemin tarafı olan 3. Şahıslar yönünden yapılan değerlendirmede ipotekli taşınmazların bu kadar hızlı bir şekilde el değiştirmesi ve ödeme şekilleri yönünden hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; taşınmazların ipoteklerle yüklü olarak kısa aralıklarla devri tasarrufun iptali için gerekçe olamaz. Ayrıca; mahkemece tüm davalılar yönünden ayrı ayrı yukarıda açıklanan İİK 277 vd. Maddelerine göre iptal şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazlar davalı üçüncü kişiler tarafından elden çıkarıldığından, bu taşınmazların (ayrı ayrı değerlendirilerek) elden çıkarıldığı tarihlerdeki gerçek değerinin belirlenerek bu miktarın alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde davalı 3.kişilerden tahsiline karar verilmesi gerekirken infaz kabiliyeti olmayacak şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece 2020/661 E.-2022/937 K. sayılı ilamı ile "Taşınmazların ipotek yükleriyle birlikte kısa aralıklarla devrinin, tasarrufların iptali bakımından tek başına gerekçe oluşturmayacağı, muvazaa ve iptal sebeplerinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmasının gerektiği; mevcut delillere göre bu davalının, alacaklıyı zarara uğratmak için hareket ettiğinin kanıtlanamadığı; başka bir anlatımla asıl ve birleşen davacı tarafça, bu davalıya yapılan satış işlemlerinden dolayı ileri sürülen muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle bu davalı şirkete yönelik açılan asıl ve birleşen davanın reddine, davalı gerçek kişiler yönünden gerek mahkemece bozma ilamı öncesi verilen kararda, gerekse birleşen ...8 ATM'nin dosyasında verilen kararda tartışılıp değerlendirildiği üzere; adı geçenler arasında gerçekleşen tasarruf işlemlerine konu taşınmaz devirlerinin, üzerlerindeki ipotek yükleri de dikkate alındığında temlik tarihlerindeki rayiç değerlerinden düşük bedelde oldukları; işlemlerin taraflarının aynı yerlerde bulunmaları ve borçlu ile olan münasebetleri göz önüne alındığında borçlu ile birlikte hareket ederek, takipleri semeresiz bırakmak ve alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettikleri; bu durumda İİK'nın 277. vd. maddelerinde öngörülen tasarrufun iptali koşullarının bu davalılar yönünden gerçekleştiği kanaatine varıldığından bu davalılara yönelik açılan davanın kabulüne" karar verilmiş karar asıl ve birleşen davanın davacıları tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 gün, 2023/2705 E.-2024/2912 K. sayılı ilamı ile ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan, birleşen ...8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/199 Esas sayılı dava dosyasının işbu davadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesi ve yapılacak yargılama sonucunda da istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerekirken, kanun yolları farklı olan davaların birleştirilerek görülmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece "Davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı gerçek kişiler yönünden adı geçenler arasında gerçekleşen tasarruf işlemlerine konu taşınmaz devirlerinin, üzerlerindeki ipotek yükleri de dikkate alındığında temlik tarihlerindeki rayiç değerlerinden düşük bedelle oldukları; işlemlerin taraflarının aynı yerlerde bulunmaları ve borçlu ile olan münasebetleri göz önüne alındığında borçlu ile birlikte hareket ederek, takipleri semeresiz bırakmak ve alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettikleri; bu durumda İİK'nın 277. vd. maddelerinde öngörülen tasarrufun iptali koşullarının bu davalılar yönünden gerçekleştiği kanaatine varıldığından, bu davalılara yönelik açılan davanın kabulüne, elden çıkartılan gayrimenkuller yönünden elden çıkartıldıkları tarihlerdeki gerçek değerlerinin davalılardan tazminat olarak tahsiline" karar verilmiş, karar davacı vekili ve katılma yolu ile vekalet ücreti yönünden davalı ...Çelik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasından maksat İİK'nın 278., 279. ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Özellikle İİK'nın 278. maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK'nın 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İİK'nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır.
İİK’nın 283/II. maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeridir.
Somut olayda; temyize konu edilen...1 Nolu...Sok., 62 Ada, 445 Parsel, B Blok, 3. Kat, 7 nolu dubleks meskenin 30.01.2007 tarihinde 150.000,00 TL bedel ile kaydında yer alan 300.000,00 TL bedelli ipotek ile beraber davalı ...'a, ... tarafından ...'e, ondan da 15.02.2007 tarihinde davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti.'ne devredildiği, yine; fabrika niteliğinde... Köyü, 102 Ada, 226 Parselde kayıtlı gayrimenkulün 30.01.2017 tarihinde 350.000,00 TL bedelle kaydında yer alan 500.000,00 TL ipotek ile beraber davalı ...'a, ... tarafından ...'e, ondan da 15.02.2007 tarihinde davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti.'ne devredildiği, mahkemece davalı ... ve ... yönünden yaptırdığı araştırma neticesinde ipotek yükü ile satın alınmasının kötü niyetli olduklarını gösterdiği, ipotek yükleri de dikkate alındığında temlik tarihindeki rayiç değerinden daha düşük bedel ile satın aldıklarının anlaşıldığı, davalıların aynı yerde bulunmaları ve borçlu ile de münasebetleri dikkate alındığında davalı ... ve ...'in kötü niyetli olduklarının anlaşıldığı gerekçesi ile işbu davalılar yönünden davanın kabulüne, davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. yönünden ise kötü niyetin ispat edilememiş olmasına göre davanın reddine, kötü niyetli kabul edilen davalı ... ve ...'in elden çıkarttığı tarihteki gerçek değerleri üzerinden tazminata hükmedilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; Yargıtay 17. Hukuk(Kapatılan) Dairesinin 10.12.2018 gün, 2015/15797 E.-2018/11927 K. sayılı ilamında "Mahkemece her ne kadar işlemin tarafı olan 3. Şahıslar yönünden yapılan değerlendirmede ipotekli taşınmazların bu kadar hızlı bir şekilde el değiştirmesi ve ödeme şekilleri yönünden hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de;
taşınmazların ipoteklerle yüklü olarak kısa aralıklarla devri tasarrufun iptali için gerekçe olamaz. Ayrıca; mahkemece tüm davalılar yönünden ayrı ayrı yukarıda açıklanan İİK 277 vd. Maddelerine göre iptal şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 gün, 2023/2705 E.-2024/2912 K. sayılı ilamı ile usulden bozulmuş, esasa ilişkin inceleme ise yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk dairesi bozma ilamından sonra verilen kararda da bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin usule ilişkin bozması sonrasında da verilen kararın da aynı gerekçelere dayandırıldığı görülmüştür.
Mahkemece temyize konu edilen ve yukarıda bilgileri yazılan gayrimenkuller yönünden davalı ... ve ...'i kötü niyetli kabul etmiştir. Adı geçen bu davalılarında işbu kararı temyiz etmediği bu davalılar yönünden kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde davalı borçlu ... ile davalı 5. kişi olan davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. arasında ticari ilişki olduğunu ve davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğunu, davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin davalı borçludan alacaklı olduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece davalı borçlu ile davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin ticari defterleri de dosya arasına alınarak davalılar arasındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığı, ne kadar süredir devam ettiği, devam edip etmediği, davalı borçlunun durumunu bilebilecek düzeyde ilişki içerisinde olup olmadığı, davalı borçludan ne kadar alacağının bulunduğu hususları belirlenmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı ...Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. (Yeni Ünvanı: ...) vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ :
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA,
(2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ...Çelik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.