"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2022/6811 Esas, 2023/5272 Karar sayılı bozma ilamında; "Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin ilk kararın; davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın yalnızca dava konusu edilen İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, 345 Ada, 1 Parsel R1Blok, Zemin kat, 14 numaralı bağımsız bölüm ve aynı parselde aynı blokta bodrum kat 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden bozulduğu, İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Mahallesi, 988 Ada, 2 Parsel numaralı taşınmaz yönünden ise davanın kabulünün yerinde olduğu belirtilerek davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, yine davalılar ... ve ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine de karar düzeltme talebinin reddi ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Mahallesi, 988 Ada, 2 Parsel numaralı taşınmaz yönünden verilen kabul kararının kesinleştiği anlaşılmış olmakla, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun göz önüne alınarak karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., 988 Ada, 2 Parsel no'lu taşınmazla ilgili olarak 07.08.2012 tarihinde borçlu ile davalı ... ve ... ile davalı ... arasında yapılan hisse satışına ilişkin tasarrufların İİK 277 ve devamı maddelerine göre takip alacağı (.... İcra müdürlüğünün 2012/19297 E. ve 2012/19299 E.) ile sınırlı olmak üzere iptaline, taşınmazlar üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yoluyla haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına ilişkin kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13586 E.-2019/7714 K. sayılı bozma ilamı dışında kaldığı bu ilam yönünden
Yargıtay 17. HD'sinin 2019/6205 E.-2021/646 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla kabul kararı kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, 345 Ada, 1 Parsel, R1 Blok, zemin kat 14 no ile aynı parsel aynı blokta bodrum kat 4 no'lu taşınmazlar yönünden açılan tasarrufun iptali davasının HMK 150/5. madde gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin ilk kararın; davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın yalnızca dava konusu edilen İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, 345 Ada, 1 Parsel, R1Blok, Zemin kat, ... numaralı bağımsız bölüm ve aynı parselde aynı blokta bodrum kat 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden bozulduğu, İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Mahallesi, 988 Ada, 2 parsel numaralı taşınmaz yönünden ise davanın kabulünün yerinde olduğu belirtilerek davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, yine davalılar ... ve ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine de karar düzeltme talebinin reddi ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Mahallesi, 988 Ada, 2 Parsel numaralı taşınmaz yönünden verilen 25.02.2016 tarihli ve 2014/36 Esas, 2016/67 Karar sayılı kabul kararının kesinleştiği anlaşılmış olmakla, vekalet ücretinin kesinleşen karar tarihi itibariyle belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu üzere belirlenerek karar verilmesi doğru görülmemiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 7. bendindeki “92.800,00-TL vekalet ücretinin” ibaresinden sonra, “davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinden önce gelmek üzere hükme “38.750,00 TL'sinin tüm davalılardan tahsili, geri kalan 54.050,00 TL'sinin davalılar ... ve ... dışındaki diğer” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.